YÖRÜKLERDEN SERT UYARI: SORUNLAR DERİNLEŞİYOR

Mustafa Alper Oral, 16 Nisan Dünya Yörükler Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Yörüklerin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Sosyal güvenlikten eğitime, üretimden mera kullanımına kadar birçok başlıkta çözüm çağrısı yapılırken, “Yörük kültürü geleceğin anahtarıdır” mesajı öne çıktı.

16 Nis 2026 - 19:03 YAYINLANMA
16 Nis 2026 - 23:52 GÜNCELLEME
YÖRÜKLERDEN SERT UYARI: SORUNLAR DERİNLEŞİYOR

Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Alper Oral, Yörüklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü yaşam biçimiyle üretim kültürünün ve doğayla uyumlu ekonominin temel taşı olduğunu vurguladı. Özellikle Antalya ve Toroslar hattında kırsal ekonominin önemli bölümünün Yörükler tarafından sürdürüldüğünü ifade etti.

Açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Toroslar’da bir Yörük çadırında duman tütüyorsa, bu milleti hiçbir güç yıkamaz” sözünü hatırlatan Oral, mevcut sorunların artık yapısal bir boyuta ulaştığını belirtti.

Sosyal güvenlik alanındaki sorunlara dikkat çeken Oral, düzensiz gelir nedeniyle sigorta ve Bağ-Kur süreçlerinde yaşanan sıkıntıların uzun vadede ciddi güvencesizlik oluşturduğunu ifade etti.

Eğitim konusunda ise göçer yaşamın çocukların okullaşmasını zorlaştırdığına işaret edilerek, taşımalı eğitim, yatılı okul kapasitesi ve mobil eğitim modellerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Enerji ve altyapı eksikliklerine de değinilen açıklamada, yaylalarda elektrik erişiminin yetersiz olduğu, bu nedenle güneş enerjisi gibi sürdürülebilir çözümlerin desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Mera ve yaylaların daralmasının da ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Oral, turizm, imar ve madencilik faaliyetlerinin Yörük yaşam alanlarını baskıladığını belirterek, bu alanların hukuki güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Artan yem ve üretim maliyetlerinin küçük üreticiyi zorladığını kaydeden Oral, üreticinin sistemden çekilme riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Ayrıca genç kuşakların Yörük yaşamından uzaklaşmasının kültürel kopuş riski yarattığına dikkat çekildi.

Yörüklerin karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini de belirten Oral, ürünlerin değerinde satılamaması ve aracılık sistemi kaynaklı baskının çözüm bekleyen konular arasında yer aldığını ifade etti.

Açıklamanın sonunda, Yörük kültürünün yalnızca bir miras değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal model olduğu vurgulandı.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: