TIPTA GELECEK VE VİCDAN AYNI MASADA

İki gün süren kongre, tıp dünyasının yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda etik ve insani yönlerini de masaya yatırdı. Bilimsel oturumlar, bildiriler ve kursların yanı sıra tıp eğitiminin dönüşümü, hekimlik etiği ve sağlık teknolojilerinin geleceği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Açılışta Selçuk Bayraktar ve Kemal Memişoğlu dikkat çeken mesajlar verdi.

15 Nis 2026 - 09:27 YAYINLANMA
15 Nis 2026 - 09:50 GÜNCELLEME
TIPTA GELECEK VE VİCDAN AYNI MASADA

Kongrede ayrıca Filistin özel oturumu, savaş koşullarında sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve hekimlik sorumluluğu gibi kritik konuları gündeme taşıyarak etkinliğe farklı bir boyut kazandırdı.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Selçuk Bayraktar, tıbbın geleceğinde teknolojinin belirleyici rolüne vurgu yaptı. “Artık sadece tıp öğrenmek yetmiyor” diyen Bayraktar, yeni nesil hekimlerin mühendislik ve veri okuryazarlığına sahip olması gerektiğini ifade etti. Bayraktar’a göre, algoritma ve veri analizi bilmeyen hekimler gelecekte eksik kalacak.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise konuşmasında bilimsel miras ve medeniyet vurgusu yaptı. Modern tıbbın köklerinin doğuya dayandığını hatırlatan Memişoğlu, “Gök kubbenin altında bırakılacak en büyük miras ilimdir” sözleriyle bilimin kalıcılığına dikkat çekti.

Mücahit Öztürk ise hekimliğin sadece teknik bir alan olmadığını vurgulayarak, insanın biyolojik yapısının yanında vicdani yönünün de gözetilmesi gerektiğini belirtti. Öztürk, sağlık yaklaşımında merhamet ve insan odaklı bakışın önemine dikkat çekti.

Kongrenin en çarpıcı bölümlerinden biri ise Filistin özel oturumu oldu. “Şifa Hastanesi’nden Canlı Bağlantı ile Son Durum” başlığıyla düzenlenen oturumda, savaş ve insani kriz ortamında sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ele alındı. Gazze’den bağlanan doktorlar, sahadaki zorlukları ve hekimlik sorumluluğunu doğrudan aktardı.

Gazze’de görev yapan Muhammed Habiboğlu ve canlı bağlantıyla katılan Hassan El Shaer, zor koşullarda sağlık hizmeti vermenin gerçekliğini paylaştı. Oturumda ayrıca Hussam Abu Safiya’nın yaşadığı süreç gündeme taşındı.

İsrail saldırıları sırasında görevini bırakmayan Abu Safiya’nın, hastaneye düzenlenen baskınlar, gözaltı süreci ve ağır insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Oğlunun saldırıda hayatını kaybetmesi, kendisinin ise kanıt sunulmadan tutuklanması ve kötü muameleye maruz kalması, sağlık çalışanlarının savaş koşullarında yaşadığı dramı gözler önüne serdi.

Uluslararası raporlara göre Abu Safiya’nın işkence, hücre hapsi ve sağlık hizmetine erişim engeli gibi ağır ihlallerle karşı karşıya kaldığı belirtilirken, oturumda serbest bırakılması çağrıları da yükseldi. Sosyal medyada #FreeDrHussamAbuSafiya etiketi bu çağrının sembolü haline geldi.

İlk kez 2025’te düzenlenen kongre, 1.612 katılımcı, 20 bilimsel oturum ve 6 kurs ile önemli bir başlangıç yapmıştı. 2026 edisyonunun ise bu birikimi daha ileri taşıyarak genç hekimlerin akademik ve insani gelişimine katkı sunması bekleniyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: