TARTI DEĞİL, ZİHİN AĞIRLAŞIYOR

Uzman Psikolog Anıl Yıldız, kilo fazlalığı ve kilo düşüklüğünün yalnızca fiziksel bir durum olmadığını belirterek, tartıdaki rakamların bireyin beden algısı, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturduğunu vurguladı. Yıldız’a göre asıl sorun kilo değil, kiloya yüklenen anlam.

11 Oca 2026 - 12:19 YAYINLANMA
TARTI DEĞİL, ZİHİN AĞIRLAŞIYOR

Beden algısının ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Uzman Psikolog Anıl Yıldız, kilo fazlalığı ya da kilo düşüklüğünün yalnızca bedensel bir tablo olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Tartıdaki rakamların, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi doğrudan etkilediğini belirten Yıldız, bu durumun özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini ifade etti.

ÖZGÜVEN KAYBI SOSYAL HAYATI DARALTIYOR
Kilo fazlalığının en yaygın psikolojik sonuçlarından birinin özgüven kaybı olduğunu dile getiren Yıldız, “Kilo sadece bedeni ilgilendiren bir konu değildir. Kişinin kendine bakışı, değeri ve sosyal ilişkileri üzerinde belirleyici bir etkisi vardır” dedi.

Ayna karşısında kendini beğenememe, kıyafet seçerken zorlanma ve sürekli başkalarının bakışlarına odaklanmanın zamanla bireyi içe kapanmaya ittiğini belirten Yıldız, toplum içinde yemek yemekten kaçınma, fotoğraf çektirmeme ve sosyal ortamlardan uzaklaşma gibi davranışların giderek arttığını söyledi. Bu sürecin kaygı bozukluğu, mutsuzluk ve depresyon gibi sorunlara zemin hazırlayabildiğini vurguladı.

DİYET DÖNGÜSÜ RUHSAL YÜK OLUŞTURUYOR
Sürekli başlayıp yarım bırakılan diyetlerin psikolojik etkilerine de değinen Yıldız, bu durumun bireyin kendine olan saygısını zedelediğini belirtti.
Her başarısız deneme, kişide ‘iradesizim’ ya da ‘yetersizim’ düşüncesini güçlendiriyor. Bu düşünceler zamanla değersizlik hissini besliyor ve ruhsal yükü artırıyor” ifadelerini kullandı.

KİLO DÜŞÜKLÜĞÜ DE CİDDİYE ALINMALI
Kilo düşüklüğünün çoğu zaman göz ardı edildiğini ancak psikolojik etkilerinin en az kilo fazlalığı kadar derin olduğunu söyleyen Yıldız, zayıf bireylerin sık sık dışlayıcı ve kırıcı yorumlara maruz kaldığını belirtti.
“‘Hasta mısın’, ‘hiç mi yemiyorsun’ gibi söylemler, eksiklik ve güçsüzlük duygularını tetikleyebiliyor” diyen Yıldız, bu durumun beden algısı bozukluğu ve özgüven sorunlarına yol açabildiğini aktardı.

ORTAK NOKTA: BEDENLE BARIŞAMAMAK
Her iki durumda da temel sorunun beden algısı olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Kişi bedenini olduğu gibi kabul edemediğinde bu durum düşüncelerine, duygularına ve davranışlarına yansır. Sürekli kıyaslamak ve ‘keşke’lerle yaşamak ciddi bir ruhsal yük oluşturur” dedi.

Kilonun tek başına bir değer ölçütü olmadığını vurgulayan Uzman Psikolog Anıl Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:
Asıl mesele kilo değil, kiloya yüklenen anlamdır. İnsan, kilosu ne olursa olsun değerli olduğunu içselleştirebildiğinde psikolojik olarak çok daha güçlü hale gelir. Sağlık sadece tartıdaki rakamla ölçülemez; bedenle barışık olmak en az o rakam kadar önemlidir.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: