STATÜ PEŞİNDE DEĞİL, HUZURUN PEŞİNDE OLUN

Bazı plajlarda uygulanan giriş kriterleri ve kıyafet kurallarıyla birlikte büyüyen "prestijli mekânda bulunma" algısı, yalnızca sosyal yaşamı değil ruh sağlığını da etkilemeye başladı.

30 Tem 2026 - 11:31 YAYINLANMA
30 Tem 2026 - 23:51 GÜNCELLEME
STATÜ PEŞİNDE DEĞİL, HUZURUN PEŞİNDE OLUN

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, insanların popüler plajlara girmeyi bir başarı göstergesi olarak görmesinin uzun vadede psikolojik sorunlara yol açabileceğini belirterek, "Herhangi bir mekâna girmek için değil, mutluluğa ve huzura ulaşmak için çaba göstermeliyiz" mesajını verdi.

Son dönemde özellikle sosyal medyada gündem olan özel plajlara giriş uygulamaları ve bazı işletmelerde öne çıkan kıyafet kuralları, yalnızca turizm sektöründe değil psikoloji alanında da tartışılıyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, insanların belirli mekânlara duyduğu yoğun ilginin temelinde statü arayışı ve sosyal kabul görme isteğinin bulunduğunu söyledi.

KIYMET ALGISI HER ZAMAN GERÇEK DEĞERİ GÖSTERMEZ

Doç. Dr. Erdoğan, psikolojide "kıtlık etkisi" olarak bilinen kavramın bu ilgiyi artırdığını belirtti. Ulaşılması zor görülen yerlerin insanların zihninde daha değerli hale geldiğini ifade eden Erdoğan, bunun gerçek değerle değil, algıyla ilgili olduğunun altını çizdi.

"Bir şey ne kadar ulaşılmaz görünürse, o kadar değerliymiş gibi algılanabiliyor. Ancak bu, onun gerçekten daha değerli olduğu anlamına gelmez." diyen Erdoğan, bu nedenle popüler plajlara olan ilginin giderek arttığını söyledi.

STATÜ ARAYIŞI RUHSAL YIPRANMAYA DÖNÜŞEBİLİR

Uzmanlara göre sorun yalnızca bir plaja girebilmek değil, bunu kişisel başarı ve prestij göstergesi haline getirmek. Doç. Dr. Erdoğan, insanların "Bu mekâna gidersem daha değerli olurum" düşüncesine kapılmasının zamanla psikolojik baskıya neden olabileceğini ifade etti.

Beklenen statünün elde edilememesi ya da istenilen mekâna kabul edilmemesi halinde hayal kırıklığı, yetersizlik duygusu ve ruhsal çöküntü yaşanabileceğini belirten Erdoğan, insanların önceliğinin gösteriş değil, kendilerini huzurlu hissedecekleri ortamlar olması gerektiğini vurguladı.

SOSYAL MEDYA TATİLİN ÖNÜNE GEÇİYOR

Doç. Dr. Ali Erdoğan, günümüzde tatillerin giderek daha fazla sosyal medya odaklı yaşandığını söyledi. Psikolojide "izlenim yönetimi" olarak tanımlanan bu davranışta kişilerin başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerini şekillendirmeye çalıştığını belirten Erdoğan, bunun tatilin gerçek amacını gölgede bıraktığını ifade etti.

"İnsanlar dinlenmek yerine sürekli fotoğraf ve video paylaşmayı düşünüyor. Tatilin tadını çıkarmak yerine nasıl göründüklerine odaklanıyor." değerlendirmesinde bulundu.

ANI YAŞAMAK RUH SAĞLIĞINI KORUYOR

Sürekli paylaşım yapma isteğinin kişinin bulunduğu anın farkına varmasını engellediğini belirten Doç. Dr. Erdoğan, aileyle, dostlarla ve sevdikleriyle geçirilen kaliteli zamanın sosyal medya beğenilerinden çok daha kıymetli olduğuna dikkat çekti.

Uzman isim, "Anı yaşamak, huzuru hissetmek ve tatilin gerçek amacına odaklanmak ruh sağlığını koruyan en önemli unsurlardan biridir." dedi.

GEREKİRSE PROFESYONEL DESTEK ALINMALI

Doç. Dr. Erdoğan, kişinin sosyal medya paylaşımını kontrol edememesi, tatillerden keyif alamaması ve sürekli statü arayışı içinde hissetmesi halinde bir psikiyatristten profesyonel destek almasının önemli olduğunu belirtti.

Erdoğan, sözlerini dikkat çeken şu çağrıyla tamamladı:

"Herhangi bir mekâna girmek için yarışmayalım. Mutluluğa, huzura girmek için yarışalım."

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: