ANTALYA’DA 33’ÜNCÜ SERGİ: KAYALARIN HAFIZASI TUVALE TAŞINDI!

Antalya’da arkeolojik figürlü kaya resimlerini sanatına taşıyan ressam Cemalettin Timur, 33’üncü kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Tarih öncesi dönemlerden izler taşıyan petroglifler, sanatçının fırçasıyla yeniden hayat buldu.

24 Eki 2026 - 13:56 YAYINLANMA
24 Eki 2026 - 15:15 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA 33’ÜNCÜ SERGİ: KAYALARIN HAFIZASI TUVALE TAŞINDI!

Antalya’da sanat ve tarih, anlamlı bir sergide bir araya geldi. Ressam Cemalettin Timur, tarih öncesi dönemlere uzanan kaya resimlerinden ilham alarak hazırladığı eserlerini 33’üncü kişisel sergisinde sanatseverlerin beğenisine sundu.

Güzel Sanatlar Derneği (GÜSAD) ile Antalya Gastronomi Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (AGYİD) iş birliğinde düzenlenen sergi, bir bölümü sanat galerisine dönüştürülen Vatan Kahvesi’nde açıldı. Açılışa sanatçılar ve sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.

Timur’un yağlıboya ve karışık tekniklerle hazırladığı eserler, geçmişten günümüze ulaşan arkeolojik figürleri sanatsal bir anlatımla yeniden yorumluyor. Sergi, ziyaretçilere yalnızca görsel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlık tarihinin eski dönemlerine ait izleri keşfetme fırsatı da veriyor.

PETROGLİFLERİN ASIRLARLIK HİKÂYESİ

Tarih öncesi dönemlerde insanların kaya yüzeylerine oyarak, kazıyarak, vurarak veya aşındırarak oluşturduğu figürler, petroglif olarak adlandırılıyor. İnsanların yaşamına, inançlarına ve iletişim biçimlerine ilişkin izler taşıyan bu çizimler, geçmişin günümüze ulaşan kültürel mirası arasında yer alıyor.

Cemalettin Timur, zaman içinde doğa koşulları nedeniyle yıpranan, parçalanan veya kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalan tarihsel figürleri tuvale aktarıyor. Sanatçı, özgün kaya resimlerinin karakteristik özelliklerini koruyarak bu izlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

GÜSAD BAŞKANI HEPGÜZEL’DEN ESERLERE ÖVGÜ

GÜSAD Başkanı Ertuğrul Hepgüzel, sergide yer alan eserlerin tarihsel önemine dikkat çekti. Asırlar önce kayalara kazınan ve günümüzde izleri silinmeye başlayan petrogliflerin Cemalettin Timur tarafından aslına sadık kalınarak tuvale aktarıldığını belirten Hepgüzel, sanatçının çalışmalarının izleyicileri geçmişe doğru bir yolculuğa çıkardığını ifade etti.

Hepgüzel, karışık teknikle hazırlanan eserlerin tarihsel figürleri sanatsal bir yorumla günümüze taşıdığını vurguladı.

“TARİHSEL FİGÜRLERİ FIRÇAMLA GELECEĞE AKTARIYORUM”

Arkeolojik figürleri yağlıboya tekniğiyle tuvallerine taşıyan Cemalettin Timur, çalışmalarının temelinde geçmişin izlerini koruma ve gelecek kuşaklara ulaştırma düşüncesinin bulunduğunu dile getirdi.

Tarih öncesi dönemlerde kaya yüzeylerine çizilen figürlerin insanlar arasında bir iletişim aracı olarak kullanıldığını belirten Timur, bu resimlerin dönemin yaşam biçimine ve olaylarına ilişkin izler taşıdığına dikkat çekti.

Sanatçı, doğa olaylarının etkisiyle zamanla bozulan ve parçalanan kayalar üzerindeki tarihsel figürleri kendi sanatsal yorumuyla tuvale aktardığını ifade etti.

Timur’un çalışmaları, arkeolojik kaya resimlerini yalnızca tarihsel bir kalıntı olarak değil, sanat yoluyla yeniden okunabilen kültürel bir miras olarak ele alıyor.

SANAT VE KÜLTÜREL MİRAS VATAN KAHVESİ’NDE BULUŞTU

GÜSAD ve AGYİD iş birliğiyle düzenlenen sergi, Antalya’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunan etkinlikler arasında yerini aldı. Vatan Kahvesi’nin sanat galerisine dönüştürülen bölümünde açılan sergi, tarih ve sanatla ilgilenen ziyaretçileri aynı çatı altında buluşturuyor.

Cemalettin Timur’un 33’üncü kişisel sergisi, geçmişin izlerini günümüz sanat anlayışıyla buluştururken petrogliflerin korunması ve tanıtılması konusuna da dikkat çekiyor.

Sergi, 30 Ekim 2026 Cuma gününe kadar Vatan Kahvesi’nde ziyaret edilebilecek. Sanatseverler, tarih öncesi dönemlerden izler taşıyan kaya figürlerinin tuval üzerindeki yorumlarını yakından inceleme fırsatı bulacak.

 

Kaynak :
https://www.antalyahurses.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: